TOTAL DİZ PROTEZİ

Total Diz Protezi

 Ağrılı bir diz günlük işlerinizi yapmakta size ciddi anlamda problem çıkaracaktır. Genç yaşlarda farklı sebeplerle olabilse de 50 yaş üzerinde çoğu zaman yaşa, genetik yatkınlığa ve kilolu olmaya bağlı diz osteoartritidir (kireçlenme). Diz kireçlenmesi başladıktan sonar geri döndürülemez. Ancak erken aşamada ağrıyı gidermeye yönelik ilaç, enjeksiyon ve cerrahi yöntemler olsa da hasta birkaç yüz metre yürüyemez hale geldiğinde ancak total diz protezi ile tedavi edilebilir.

30 yıllık bir gelişimi olan diz protezinde birçok gelişme sağlanmış ve hasta memnuniyeti 15 yıl gibi bir süre için birçok hastada sağlanabilmiştir. Yeni jenerasyon diz protezlerinin ne kadar uzun ömürlü olduğunu ancak son 10 yılda yapılan diz protezlerinin sonuçlarını gördüğümüzde söyleyebilecek olsak da 55 - 60 yaş üzerindeki hastalarda uygun yapılmış bir diz protezinin ömürlük olacağını söyleyebiliriz.

Anatomi

Vücudumuzdaki tüm eklemlerde olduğu gibi diz ekleminde de kemiğin yüzeyi kıkırdak ile kaplıdır. Dizkapağı kemiği de çok güçlü bir kasa bağlanarak dize hareket verir. 18-20 yaşlara kadar büyümesini tamamlayan eklem kıkırdağı daha sonra kendini yenileyemez ve bizimle birlikte o da yaşlanır.

Travma, menisküs yırtıkları gibi ekleme zarar veren durumlar bu süreci hızlandırarak eklem kıkırdağının aşınması ve sonunda kıkırdak altındaki kemiğin açığa çıkmasına sebep olur. Kemik yüzeyler birbirine sürtünmeye başlayınca ağrı ve yürüme bozukluğu daha da artar.

Diz Protezi yapmamızdaki amaç

Total diz protezi ile aşınmış eklem yüzlerinin sunni bir eklem yüzü ile değiştirilme amacı sürtünen, birbirini aşındıran eklem yüzlerinin sürtünmesini önlemek, aşınmayı durdurmak, ağrıyı ortadan kaldırarak daha uzun yürüyebilmeyi sağlamaktır.

Ameliyata hazırlık

Total diz protezi ile ilgili durum hasta ile tartışılıp hastaya uygun olup olmadığı tartışıldıktan sonra ameliyat günü verilir.

Hastanın ameliyat öncesi şeker hastalığı ve kalp hastalığı varsa bunun ile ilgili yapılacak herhangi bir tedavi olup olmadığı değerlendirilir. İlaçlarla kontrol altında bir şeker hastalığı için yapılacak ek bir müdahale olmayabilir. Kalp hastalığından dolayı kan sulandırıcı bir ilaç (Coumadin®) kullanılıyorsa ameliyat öncesi kesmek gerekebilir. Belden aşağısı ameliyatta uyuşturularak (Spinal veya epidural) ameliyat yapılacaksa Aspirin® 1 hafta önce kesilmesi gerekebilir. Bu durumları mutlaka hekiminize bildiriniz.

Çoğunlukla ameliyattan bir gün önce hastaneye yatış yapmanız istenecektir. Kan ve idrar tahliliniz yapılacak, ameliyata hazırlık için torbada kan hazırlığı gerekebilecektir. Mevcut hastalıklarınıza göre e tahliller de gerekebilir ve bunlar duruma göre bir haftalık bir sürede tamamlanabileceği için hekiminiz başvuru anında bu tahlillere sizi gönderebilir.

Tahlillerde birşey çıkmazsa hekiminiz ameliyat gününe kadar sizi evinize izinli gönderebilir. Ameliyat günü su da dahil olmak üzere hiçbir şey yiyip içmeden aç geliniz. Hekiminiz ameliyat sabahı almanız gereken ilaçları az bir su ile almanızı söyleyebilir.

Cerrahi İşlem

Anestezi

Cerrahi işlem hekimin ve anestezi hekiminin size uygun gördüğü bir anestezi yöntemi ile başlar. Anestezi doktoru belden aşağısının uyuşturulmasını uygun görürse ameliyat sırasında uyanık olmanıza rağmen hiçbir ağrı duymayacaksınız. Cerrahinin stresini yaşamamanız için muhtemelen ameliyatta verilen ilaçlara bağlı olarak yine de derin bir uykuda olmanız muhtemeldir. Bu yöntemlerden epidural anestezide ameliyat sonrası ağrı da aynı yöntem ile kesilecektir. Yine de size uygun olan yöntem için anestezi hekiminizin önerisine uymanızı öneririm.

Cerrahi Yöntem

Ameliyat diz önüne 15- 20 cm kesi yapılarak başlar. Diz kapağı kemiği yana çekilerek diz içi net olarak izlenebilir. Önce kemik yüzeyler protez için hazırlanır.

Diz protezinin olmazsa olmazı üç parçası vardır. Tibial komponent kaval kemiğinin üst ucuna yerleştirilir. Femoral komponent uyluk kemiğinin alt eklem yüzüne yerleştirilir. Kemiklerde uygun yüzey hazırlama sonrası bu parçalar çok büyük çoğunlukla kemik çimentosu (polimetilmetakrilat) denen bir nevi dolgu maddesi ile kemiklere tespit edilir. Bu iki yüzey metaldir ve birbiri üzerinde temas etmesi yine de istenmez. İkisi arasındaki eklem yüzeyi için ir nevi plastik (polietilen) yüzey yerleştirilir. Diz kapağı kıkırdağı (patella) eğer aşınmışsa dördüncü bir parça olarak burası da hazırlanarak buraya da kemik çimentosu ile tespit edilen bir parça eklenir.

Ameliyat sırasında ve sonrasında gelişebilecek komplikasyonlar (Sorunlar)

Her işin bir riski vardır ve böylesine büyük bir cerrahi işlemde de sorunlar çıkabilir. Bunların en önemlileri enfeksiyon, bacak damarlarında pıhtı oluşup akciğere atmasıdır. Her birinin olası riski ortalama % 1 olup hekiminiz bu riskler oluşmasın diye antibiyotik ve kan sulandırıcı ilaçlar verecektir. Yine de risk vardır. Bunlara tek tek baktığımızda:

1.    Her cerrahi işlem anestezi ile başlar ve ne kadar ön hazırlık yapılsa da çok düşük bir oran da olsa ilaçlara karşı reaksiyon, anestezi yönteminde sorun ve komplikasyonlar gelişebilir. Bunlar çok düşük bir oranda da olsa anestezi hekiminizin size önerdiği yöntem sizin için en uygun olandır.

2.    Derin ven trombozu ve tromboemboli. Ameliyat sırası ve sonrasında hareketsiz kalan bacakta toplar damarlarda pıhtı oluşabilmektedir. Bu pıhtı akciğere atarsa hayati riskleri bile olabilmektedir. Bu durum oluşmasın diye hekiminiz size kan sulandırıcı ilaç başlayacak ve 3 hafta süre ile kullanmanızı isteyecektir. Bunun dışında anti-embolik çoraplar kullanılabilir. Bu konuda etkili en önemli faktörün hastanın erken dönemde ayağa kaldırılması ve aktif ayak bileği egzersizleri ile toplar damarlardaki kanın pompalanması olduğuna inanıyorum.

3.    Derin enfeksiyon sağlıklı bireylerde % 1’in altında olmakla birlikte ciddi bir komplikasyondur. Çoğunlukla ameliyat sırasında hasta cildinden kaynaklanan mikroorganizmaların protezin çevresine yerleşmesi ile oluşur. Ameliyattan sonraki bir ay içinde fark edilirse cerrahi olarak yıkama yapılabilse de sonraki dönemlerde protezin çıkarılıp protezsiz bir dönem antibiyotik kullanma sonrası tekrar yeni bir protez yerleştirilmesi ile tedavi edilebilecek ciddi bir komplikasyondur. Bu konuda da hekimin cerrahi tecrübesi doğru teknik ile birlikte riski en aza indiren faktör olduğu inancındayım.

4.    Gevşeme: Tekniğine uygun yapılmış bir protezde çok nadir bir problem olsa da hastanın ameliyat sonrası dönemde hekimi ve fizyoterapisti ile işbirliği yapmaması, hastanın ağrıya dayanıksız olması nedeni ile çok kıymetli olan ilk 2-3 haftalık sürede hareketlerin yetersiz yapılması sonrası gelişir. Böyle bir durum gelişmemesi için özellikle ilk 3 hafta olmak üzere ağrıya rağmen 1,5 ay boyunca diz egzersizlerinizi aksatmadan yapınız. Nadiren olması gerekenden daha büyük protez konması sonrası da olabilen bu durum tekrar cerrahi de gerektirebilir.

5.    Protezde gevşeme:  Protez eklem yüzeyi ne kadar üstün teknoloji ürünü de olsa zaman içinde aşınmaya bağlı partikül üretir. Bu partiküller vücüdun savunma mekanizması hücreler tarafından ortamdan kaldırılırken protez ile kemik arasında boşalmaya sebep olabilir. Bu durum geç bir komplikasyon olup 12- 15 yıldan sonra gelişir. Böyle bir durumdan kaçınmak için en geç iki yılda bir kontrole gitmek bazen olay ilerlemeden küçük cerrahi işlemlerle olayın çözülebilmesini sağlayabilmektedir. Tam gevşeme olduğunda protezi değiştirilmesi gerekmektedir.

 

Ameliyat sonrası dönem ve rehabilitasyon

Uygulanan anestezi yöntemine bağlı olarak hekiminiz ameliyat sonrası ağrıyı azaltmaya yönelik birden çok ilaç seçecektir. Total diz protezi küçük bir cerrahi değildir ve ne kadar uygun ağrı kesiciler verilse de ilk gece ağrı çekebilirsiniz. Ameliyattan sonraki 24 saat sonrası çok daha konforlu olacaktır. 3. Gün itibarı ile ağrı olsa bile basit ağrı kesiciler ile geçebilecek ve rahatlıkla eve gidecek duruma geleceksiniz.

Büyük ihtimalle hekiminiz ameliyatın ertesi günü sizi ayağa kaldırıp tam ağırlık vererek yürümenize izin verecektir. Ameliyattan sonraki ikinci gün ihtiyaçlarınızı kendiniz görebilecek hale gelirsiniz.

Hastanede kaldığınız süre boyunca fizik tedavi devam edecektir. Hastanenin imkanları ölçüsünde CPM denilen pasif diz hareketi yaptıran cihaz diz hareketinizin kazanılmasında faydalı olacaktır.

Taburcu olduktan sonra ameliyatın 15. Günü dikişlerinizin alınması gerekecektir. Dikiş alınmadan yaranıza su değdirmemeye özen gösterin.

Ameliyat sonrası ilk 1,5 ay verilen fizik tedavi protokolüne harfiyen uymanız daha sonraki diz hareket genişliğiniz açısından çok önemlidir.

1,5 ay sonra röntgen ile kontrol önerilir. Hekiminizin uyguladığı tedavi yöntemine bağlı olarak hastaya bacak toplar damarlarında pıhtı oluşmaması için ameliyattan bir gün önce veya hemen ameliyat sonrası başlanan kan sulandırıcı ilaç tedavisi 3 hafta süreyle devam ettirilecektir.

Hekiminiz söylemeyi unutsa bile 1 yıl dolunca mutlaka, takibinde de şikayet olmasa bile 1-2 yılda bir kontrole gitmelisiniz. Ağrınız olursa bu süreleri beklemeden kontrole geliniz.

 

© Gürkan Özkoç 2013