TOTAL KALÇA PROTEZİ

Total Kalça Protezi

Kalça ekleminde kireçlenme gelişmesi hastada günlük hayatın idamesinde ciddi sıkıntı yaratan ciddi bir rahatsızlıktır. Tedavisinde kullanılan total kalça protezinde son 30 yıldır gerek metalürji gerekse sürtünen yüzeylerin yapısındaki gelişmelere bağlı normale yakın bir kalça elde etme imkanı oluşmaktadır.

Anatomisi

Normal bir kalça femur başı denen küresel bir yapı ve bunu çevreleyen yuvadan oluşan birbiri ile uyumlu iki yapı ve bunu çevreleyen eklem kapsülünden oluşur. Bu eklem çok büyük kas grupları ile örtülen derin bir eklemdir. Bu iki kemik yüzey kıkırdak ile örtülüdür ve eklem içindeki eklem sıvısının da yardımı ile iki yüzey birbiri üzerinde kayar.

Beklentiler

Kalça osteoartritinde (kireçlenme) eklem yüzündeki kıkırdak kaybolmuş ve kıkırdak altındaki kemik yüzeyler birbirine sürtünmektedir. Total kalça protezinde sürtünen yüzeyleri metal ve sertleştirilmiş plastik veya seramik ile kaplayarak ağrıyı yok etmek amaçlanır.

Hazırlık

Ameliyat olmaya karar verildiğinde hekiminiz size ameliyat için randevu verecektir. Eğer kalp, şeker hastalığı gibi kronik bir rahatsızlığınız varsa hekiminize bu durumu bildirin. Ameliyat olamayacak hasta yoktur. Yeter ki öncesinde gerekli hazırlıklar yapılsın.

Genelde ameliyattan bir gün önce hasta hastaneye yatırılarak kan, idrar tahlili yapılır. Ameliyat sonrası gerekli olursa diye kan hazırlığı da yapılır. Çok özel bir durum olmadığı deneyimli bir hekimin yaptığı total kalça protezinde ameliyatta ve sonrasında kan verilmesine gerek olmayacaktır. Ameliyat öncesi tetkiklerde özel bir durum olmazsa hekiminiz sizi akşamı geçirmek üzere evinize izinli olarak gönderebilir. Gece 24’ten sonra hiçbir şey yemeyip içmemeniz gerekir.

 Cerrahi İşlem

Total kalça protezi kabaca iki şekilde uygulanır:

1.    Çimentolu kalça protezi

2.    Çimentosuz kalça protezi

Kemik yapının uygun olmadığı kemik erimesinin olduğu kalçalarda çimentolu kalça uygun olmakla birlikte hayat beklentisi uzun, kemik yapısı kuvvetli olan hastalara modern ortopedide çoğunlukla çimentosuz kalça protezi uygulanır. Bu yöntemde protez kemiğin ilik kanalına ve asetabulum denen yuvanın kemik yüzeyine sıkışarak oturur. Kemik yapı uygun ve cerrahi tedavi de uygun şekilde yapılmışsa inanılanın aksine tam ağırlık vererek basmak hiç bir problem yaratmaz.

Ameliyat sonrası dönem ve rehabilitasyon

Ameliyat hastanın durumuna göre anestezi hekiminin seçimi olan bir anestezi yöntemi ile uygulanır. Bu seçenekler genel anestezi, spinal veya epidural anestezi şeklinde olabilir. Uygulanan yönteme bağlı olarak hekiminiz ameliyat sonrası ağrıyı azaltmaya yönelik birden çok ilaç seçecektir. Total kalça protezi küçük bir cerrahi değildir ve ne kadar uygun ağrı kesiciler verilse de ilk gece ağrı çekebilirsiniz. Ameliyattan sonraki 24 saat sonrası çok daha konforlu olacaktır. 3. Gün itibarı ile ağrı olsa bile basit ağrı kesiciler ile geçebilecek ve rahatlıkla eve gidecek duruma geleceksiniz.

Büyük ihtimalle hekiminiz ameliyatın ertesi günü sizi ayağa kaldırıp tam ağırlık vererek yürümenize izin verecektir. Ameliyattan sonraki ikinci gün ihtiyaçlarınızı kendiniz görebilecek hale gelirsiniz.

Taburcu olduktan sonra ameliyatın 15. Günü dikişlerinizin alınması gerekecektir. Dikiş alınmadan yaranıza su değdirmemeye özen gösterin.

Ameliyat sonrası 3 aylık süreç içinde hasta yatarken bacaklarının arasında bir yastık olması istenir. Özellikle yan dönerken kontrolsüz bir durum gelişmemesi için yastık bacak arasında olmalıdır. Yine bu dönemde hastanın bacak bacak üzerine atması istenmez ve kendi çorabını giymek için öne çok eğilmesi istenmez. Hekiminize ameliyat sonrası dönemde tuvalet yükseltici kullanmanız gerekip gerekmediğini sorunuz. Bu üç aylık süreç içinde cerrahi sırasında protezin yerleştirilmesi için açılan eklem kapsülü iyileşerek çıkık riski oldukça azalır. Yine de hastaların ömür boyu alaturka tuvalet kullanması önerilmez.

1,5 ay sonra röntgen ile kontrol önerilir. Hekiminizin uyguladığı tedavi yöntemine bağlı olarak hastaya bacak toplar damarlarında pıhtı oluşmaması için ameliyattan bir gün önce veya hemen ameliyat sonrası başlanan kan sulandırıcı ilaç tedavisi 5 hafta süreyle devam ettirilecektir.

Hekiminiz söylemeyi unutsa bile 1 yıl dolunca mutlaka, takibinde de şikayet olmasa bile 1-2 yılda bir kontrole gitmelisiniz. Ağrınız olursa bu süreleri beklemeden kontrole geliniz.

Ameliyat sırasında ve sonrasında gelişebilecek komplikasyonlar (Sorunlar)

Her işin bir riski vardır ve böylesine büyük bir cerrahi işlemde de sorunlar çıkabilir. Bunların en önemlileri enfeksiyon, bacak damarlarında pıhtı oluşup akciğere atması ve protzin erken dönemde çıkmasıdır. Her birinin olası riski ortalama % 1 olup hekiminiz bu riskler oluşmasın diye antibiyotik ve kan sulandırıcı ilaçlar verecektir. Yine de risk vardır. Bunlara tek tek baktığımızda:

1.    Her cerrahi işlem anestezi ile başlar ve ne kadar ön hazırlık yapılsa da çok düşük bir oran da olsa ilaçlara karşı reaksiyon, anestezi yönteminde sorun ve komplikasyonlar gelişebilir. Bunlar çok düşük bir oranda da olsa anestezi hekiminizin size önerdiği yöntem sizin için en uygun olandır.

2.    Derin ven trombozu ve tromboemboli. Ameliyat sırası ve sonrasında hareketsiz kalan bacakta toplar damarlarda pıhtı oluşabilmektedir. Bu pıhtı akciğere atarsa hayati riskleri bile olabilmektedir. Bu durum oluşmasın diye hekiminiz size kan sulandırıcı ilaç başlayacak ve 5 hafta süre ile kullanmanızı isteyecektir. Bunun dışında anti-embolik çoraplar kullanılabilir. Bu konuda etkili en önemli faktörün hastanın erken dönemde ayağa kaldırılması ve aktif ayak bileği egzersizleri ile toplar damarlardaki kanın pompalanması olduğuna inanıyorum.

3.    Derin enfeksiyon sağlıklı bireylerde % 1’in altında olmakla birlikte ciddi bir komplikasyondur. Çoğunlukla ameliyat sırasında hasta cildinden kaynaklanan mikroorganizmaların protezin çevresine yerleşmesi ile oluşur. Ameliyattan sonraki bir ay içinde fark edilirse cerrahi olarak yıkama yapılabilse de sonraki dönemlerde protezin çıkarılıp protezsiz bir dönem antibiyotik kullanma sonrası tekrar yeni bir protez yerleştirilmesi ile tedavi edilebilecek ciddi bir komplikasyondur. Bu konuda da hekimin cerrahi tecrübesi doğru teknki ile birlikte riski en aza indiren faktör olduğu inancındayım.

4.    Çıkık. Ameliyat sonrasında kalça protezinin ortalama % 1 oranında çıkık riski vardır. Bu durum yeni jenerasyon protezlerin bir takım özellikleri ile azaltılmış olsa da cerrahi sonrası 3 aylık süreç içinde hasta yatarken bacaklarının arasında bir yastık olması istenir. Özellikle yan dönerken kontrolsüz bir durum gelişmemesi için yastık bacak arasında olmalıdır. Yine bu dönemde hastanın bacak bacak üzerine atması istenmez ve kendi çorabını giymek için öne çok eğilmesi istenmez. Bu üç aylık süreç içinde cerrahi sırasında protezin yerleştirilmesi için açılan eklem kapsülü iyileşerek çıkık riski oldukça azalır. Yine de hastaların ömür boyu alaturka tuvalet kullanması önerilmez. Çıkık olduğu taktirde ameliyata gerek olmadan kalça yerleştirilebilirse de eğer protezden kaynaklanan sebeplerde çıkık olmuşsa protezin değiştirilmesine kadar olay gidebilir.

5.    Protezde gevşeme:  Protez eklem yüzeyi ne kadar üstün teknoloji ürünü de olsa zaman içinde aşınmaya bağlı partikül üretir. Bu partiküller vücüdun savunma mekanizması hücreler tarafından ortamdan kaldırılırken protez ile kemik arasında boşalmaya sebep olabilir. Bu durum geç bir komplikasyon olup 12- 15 yıldan sonra gelişir. Böyle bir durumdan kaçınmak için en geç iki yılda bir kontrole gitmek bazen olay ilerlemeden küçük cerrahi işlemlerle olayın çözülebilmesini sağlayabilmektedir. Tam gevşeme olduğunda protezi değiştirilmesi gerekmektedir.

© Gürkan Özkoç 2013